Kanunda uzun sesler doğrudan tutulamaz. Tel vurulduktan sonra sönmeye başlar.
Sesi uzatmanın yolu tekrarlı vuruştur. Bu tekrara tremolo denir.
Kursiyerlerin çoğu tremoloyu hız meselesi sanır ve elini hızlandırmaya çalışır. Sonuç genellikle düzensiz bir dizi vuruştur; dinleyici tek bir uzun ses değil, sıralı darbeler duyar.
Belirleyici olan hız değil düzenliliktir. Vuruşlar arası mesafe eşit olduğunda kulak onları tek ses gibi birleştirir.
Birinci çalışma yavaş ve eşit tremolodur. Metronomla, saniyede dört vuruşla başlanır.
İkinci çalışma dinamiktir. Aynı hızda kalarak ses gücü artırılıp azaltılır.
Üçüncü çalışma geçiştir. Tremolo bir sesten diğerine, kesintisiz aktarılır.
Üçü birlikte oturduğunda hız kendiliğinden gelir ve süreklilik duygusu kurulur. Tremolo çalışmasında kolun değil bileğin çalışması esastır; kol devreye girdiğinde vuruşlar eşitliğini kaybeder. Bunu denetlemenin basit bir yolu vardır: ön kol masaya hafifçe dayanır ve yalnızca bilekle çalınır. Eşitlik bu konumda kurulduktan sonra kol serbest bırakılır.