Kanunun geniş ses alanı, aynı ezginin bir oktav altından ya da üstünden pekiştirilmesine imkân verir. Bu teknik doğru kullanıldığında sesi büyütür ve icraya ağırlık katar. Yanlış kullanıldığında ise ezgiyi düzleştirir; her cümle aynı yoğunlukta duyulur.
Birinci ölçüt bölümdür. Oktav genellikle eserin doruk bölümlerinde kullanılır, baştan sona değil.
İkinci ölçüt formdur. Peşrevlerde teslim bölümü oktavla pekiştirilebilir, hane bölümleri sade bırakılır.
Üçüncü ölçüt topluluktur. Heyette çalarken oktav ekleme, diğer çalgıların alanını daraltır.
Dördüncü ölçüt tempodur. Hızlı bölümlerde oktav, netliği düşürür.
Bu dört ölçüt uygulandığında oktav bir alışkanlık değil, bir karar hâline gelir. Karar verirken sorulacak soru şudur: bu bölümde oktav olmasa ne eksilir. Cevap bulunamıyorsa oktav eklenmez. Bu soru alışkanlık hâline geldiğinde icra, dolgudan çok anlatıma yaklaşır.