Mevlevi ayini, belirli bir çalgı düzeni üzerine kuruludur. Ney ve kudüm bu düzenin merkezindedir.
Kanun, ayin heyetinde her zaman bulunmaz. Bulunduğunda görevi ezgiyi taşımak değil, zemini genişletmektir.
Birinci işlevi dem duygusunu desteklemektir. Uzun tutulan perdeler, kanunda tekrarlı vuruşlarla sürdürülür.
İkinci işlevi geçişlerdir. Ayinin bölümleri arasındaki bağlantılarda kanun, makam zeminini hazırlar.
Üçüncü işlevi peşrev ve son yürük semâi gibi saz bölümlerinde ezgiye katılmaktır.
Bu sınırlı ama belirgin rol, kanuncunun tasavvuf müziği repertuvarını tanımasını gerektirir.
Ayin formunun bölümleri, usulleri ve makam geçişleri, klasik fasıl repertuvarından ayrı bir bilgi alanıdır.
Bu bilgi olmadan kanuncu, doğru sesleri çalsa da yanlış yerde durur.
Ayin formunun bölümleri belirli usullerle bağlıdır ve bu usuller klasik fasıl repertuvarındakilerden farklı ağırlıklar taşır.
Kanuncu bu ağırlıkları önce dinleyerek tanır, sonra kudüm eşliğinde çalışır.
Usul duygusu yerleşmeden ayin repertuvarına girilmez.
Derslerimizde tasavvuf müziği repertuvarı ayrı bir başlık olarak ele alınır ve önce dinleme ile açılır.