Hüseyni, klasik repertuvarda olduğu kadar halk müziğinde de yaygın bir makamdır.
Bu ortaklık rastlantı değildir. Anadolu’daki uzun havaların ve türkülerin çoğu, hüseyni dizisinin perdelerini kullanır.
Kanun açısından bu durum bir avantajdır. Kursiyerin çocukluğundan beri duyduğu ezgiler, çalıştığı dizinin içindedir.
Birinci kazanım kulaktır. Bilinen bir türküyü kanunda bulmak, dizi ezberinden çok daha kalıcıdır.
İkinci kazanım tavırdır. Halk müziği icrasındaki vurgular, klasik icradaki ölçülü anlatımla karşılaştırıldığında iki üslup arasındaki fark somutlaşır.
Üçüncü kazanım repertuvar genişliğidir. Aynı makamda hem peşrev hem türkü çalışmak mümkündür.
Burada dikkat edilecek nokta iki üslubu karıştırmamaktır. Aynı perdeler kullanılsa da süsleme ve vurgu anlayışı ayrıdır.
Bu ayrımın erken kurulması, kursiyerin ilerideki repertuvar tercihlerini de netleştirir. Çalışma yöntemi basittir: kursiyerin bildiği bir türkü, notaya bakılmadan kanunda aranır. Ezgi bulunduğunda hangi perdelerin kullanıldığı not edilir ve dizi ile karşılaştırılır. Bu tersine yöntem, dizi ezberinden çok daha kalıcı bir kulak bilgisi bırakır.