Ekol sözcüğü müzikte kolay kullanılır ama karşılığı dardır.
Bir icracının ekol sayılması için üç şart aranır: kendine özgü bir tavrı olmalı, bu tavır aktarılabilmeli ve başkaları tarafından sürdürülmelidir.
Göksel Baktagir, kanun icrasında bu üç ölçütle tartışılan isimlerdendir.
Birinci özellik besteciliğidir. İcra ettiği repertuvarın önemli bölümü kendi eserlerinden oluşur.
İkinci özellik teknik genişliktir. Çalgının ses alanı ve mandal imkânları geniş biçimde kullanılır.
Üçüncü özellik taksim anlayışıdır. Kürdilihicazkâr gibi makamlardaki taksimleri, akademik çalışmalara konu olacak kadar ayrıntılı incelenmiştir.
Bu üç unsur bir araya geldiğinde ortaya, öncekilerden ayrılan ama gelenekle bağını koparmayan bir icra çıkar.
Ekol tartışması ise zamanla çözülür; belirleyici olan sonraki kuşağın hangi tavrı sürdürdüğüdür.
Kursiyer açısından çağdaş repertuvarın bir avantajı vardır: eserlerin kayıtları bestecisinin kendi icrasıyla mevcuttur.
Bu durum, nota ile icra arasındaki boşluğu doğrudan görmeyi sağlar.
Klasik repertuvarda ise aynı imkân yoktur; orada üslup, kuşaklar boyunca aktarılan kayıtlardan çıkarılır.
Derslerimizde çağdaş icracılar, gelenekle bağları kurularak ve karşılaştırmalı olarak dinletilir.